Belirlenimcilik

Belirlenimcilik
[Alm.Determinismus]
[Fr.determinisme]
(İng.determinism]
[Lat. determinare = sınırlama, belirleme ]
[es. t. icabiye ]:
I. (Doğa bilimlerinde) Evrende bütün olup bitenlerin nedensellik bağlantısı içinde belirlendiğini öne süren görüş.
II. (Tanrıbilimde) […]

Biliş/bilişsel

Biliş/bilişsel
biliş/bilişsel
[İng. cognition/cognitive, Fr. cognition/cognitif, Alm. kognition/kognitive]
En genel anlamda —bütün bileşenleriyle birlikte— bilme edimini oluşturan süreç. Geleneksel olarak algı kaynaklı deneyimler ile sızı, acı, kaşıntı gibi öteki duygular arasındaki ayrımı vurgulayan düşünceleri ya da çıkarımları betimleyen kavram. Kendileri düşünce olmadıkları halde düşünmeye ya da uslamlamaya veri sağladıklarından ötürü duygular, algılar ve duyumlar tümden biliş […]

biçimcilik

biçimcilik
[İng, formalism, Fr. formalisme, Alm. Formalismus, es. t şekliye)
En genel anlamda, herhangi bir düşünce alanında biçimi, biçimleri ya da biçimsel öğeleri vurgulayan ve onların arasındaki ilişkiler üzerinde yoğunlaşmayı savunan görüş. Yerleşik felsefe dilindeyse varlığın neliğini oluşturanın biçim olduğunu, gerçekliğin ancak biçime odaklanarak kavranabileceğini, gerçekliğe ulaşmada özün ya da içeriğin değil de biçimin belirleyici olduğunu öne […]

biçimci etik

biçimci etik
[ İng. Ethical formalism Fr. formalisme éthique; Alm. Ethischer formalismus]
Ahlak felsefesinde, bir eylemin ahlak açısından uygun ya da doğru olup olmadığını belirleyen şeyin, o eylemin içerdiği öz ya da eylemin içeriği değil biçimi olduğunu öne süren öğreti. Ahlaki bir ölçütün ya da yasanın, kural olarak ortaya koyduğu şeyin geçerli olup olmamasından bağımsız olduğunu savunan […]

Bırakılmışlık

Bırakılmışlık
Varoluşçu felsefede, özellikle de Sartre gibi tanrıtanımaz varoluşçu düşünürlerde geçen, Tanrı’nın yolduğunda insanın dünyadaki durumunu, “tekbaşınalığını” vurgulamak için kullanılan kavram: “terkedilmişlik”.
Buna göre, Tanrı’nın varolmadığı ya da bizi yüz üstü bırakıp gittiği bir dünyada yaşamımıza anlam katacak, bize yol gösterecek her türlü nesnel değerden de yoksunuzdur. İnsan, yaşamı anlamlandırma savaşımında “yalnız” kalmıştır; dünyanın içine sessizce bırakılıvermiştir. […]

Bengidönüş

Bengidönüş
Büyük Alman filozofu Nietzsche’nin gerek evrenin gerek tarihin gerekse de zamanın kendisinin döngülü bir doğası bulunduğu düşüncesi temelinde, hem şu an olmakta olan her şeyin daha önce olmuş olduğunu, hem de şu an olmakta olanların ilerde yine olacaklarını savunan metafizik ya da varlıkbilgisi öğretisi.
Nietzsche’nin Sokrares Öncesi Yunan Felsefesi’nden esinlenerek Böyle Buyurdu Zerdüşt başlıklı kitabının kurmaca […]

Bencilik

Bencilik
[ İng. egoism, Fr. égosime; Alm. egoismus, es’ t. hodkâmlık]
Ahlâk felsefesinde kişinin tüm yapıp etmelerinde kendi benini ve çıkarım öne koyması gerektiğini savunan; “başkalarının mutluluğunu gözetme”, “toplumun refahı için eyleme” ya da “başkası için yaşama” türünden yaşam reçetelerini yadsıyıp tek doğru ve anlamlı yaşam reçetesinin “ben ya da kendi için yaşama” olduğunu öne süren öğreti.
En […]

Belirlenimcilik (belirlenmişçilik)

Belirlenimcilik (belirlenmişçilik)
(İng. determinism; Fr. déterminisme; Alm. determinusmus; es. t. îcâbiyye]
Ayrım gözetmeksizin dünyadaki tüm olayların daha önce gerçekleşmiş başka olayların sonucu olduğunu, söz konusu bu olayların zorlamasıyla yeni olayların oluştuğunu savnan görüş. Olaylar arasında nedensellik ilişkisi olduğunu savunan belirlenimcilikte gelecekte ortaya çıkacak olaylar, geçmişte ortaya çıkmış olayların kesinliği ve değiştirilemezliği oranında kesin ve değiştirilemez olaylardır. Böylelikle, […]

Belirlenim

Belirlenim
[İng. determination; Fr. détermination; Alm. bestimmung,festsetzung, Lat. determinatio; es. t. Ta’yin]
Bir şeyin, bir varlığın ya da bir kavramın doğasına açık hale getiren, bir şeyi her ne ise o yapan, sınırlarını çizip belirleyen özellik; bir olgu ya da görüngünün ancak diğer bir olgu ya da görüngüyle bağlantılı olarak ortaya çıkması. Mantık yönünden bir kavramın somutlaştırılmak üzere, […]

Beden

Beden
Canlı varlıkların cisimsel yapısı; insan varlığının ya da öznenin duyulan görünen somut yüzü; tek tek varlıkların ya da bir bütün olarak varlığın duyulan, algılanan, dokunulan somut biçimi; insan tinine ya da zihnine karşıt bir konuma yerleştirilerek düşünülen fıziksel gerçeklik boyutu;
Aristoteles metafiziğinde tini/ruhu biçimleyen varlık formu; Descartesçı felsefede tinle/ ruhla birlikte insanın ya da canlı […]

Sayfa 1 of 3123»

Reklam

eXTReMe Tracker

otel emlak inaat tekstil