MUÄžLA (Tarihi yerler)

Temmuz 12, 2007

Knidos

MuÄŸla’dan çıkıp, Marmaris ve ardından Datça yollarını izlerseniz , Datça’dan 30 km sonra yarımadanın en sonunda bulunan Knidos’a ulaÅŸabilirsiniz.
Önceleri ÅŸimdiki Datça ile Kızlan Ovası arasındaki Burgaz düzlüğünde kurulan Knidos , M.Ö. 4 yy’da yarımadanın en batı ucunda bulunana Tekir Burnu’na göç etmiÅŸtir.

Liman kurmak ve açık denizlere çıkmak için yeni yerlerine taşınan Knidos’un kaderi buradan sonra deÄŸiÅŸmiÅŸ. Kentliler elde ettikleri parayla dönemin ünlü sanatçılarına yaptırdıkları sanat eserleriyle kenti süslemiÅŸler.

Önceleri ÅŸimdiki Datça ile Kızlan Knidos birçok sanatçı ve bilim adamı yetiÅŸtirmiÅŸtir. İskendeiye Feneri’nin mimarı Datça’lı Sostratos dünyanın yedi harikasından birini inÅŸa etmiÅŸtir. DiÄŸer bir isim Datça’lı Endoksos , Knidos rasathanesinde çalışırken bir çok yol gösterici yıldızı burada keÅŸfetmiÅŸtir.
Knidos’un tarihindeki en ünlü olaylar bir heykelle ilgilidir. Usta heykeltraÅŸ Praksiteles bir Aphrodite heykeli yapmış ve heykel o kadar güzel olmuÅŸturki , ününden dolayı bir çok kiÅŸi bu yontuyu görmek için Knidos’a gelmiÅŸtir. Roma’da bir çok heykeltraÅŸ bunun kopyasını yapmaya çalışmışlardır.

Knidoslular zamanla zenginliklerini yitirmiÅŸler ve İzmit Kralı Nikomedos borçlarını silmesi karşılığında Aphrodite’yi istemiÅŸ ama kent halkı bütün sıkıntılara katlanıp heykeli vermemiÅŸtir.
Uzun zaman sonra Bizans İmparatoru Theodosius heykeli İstanbul’a Hipodrom’un yakınındaki Lausos sarayına getirmiÅŸ. Ama heykel akibetinin sarayda çıkan yangından sonra ne olduÄŸu bilinmemektedir.

Telmessos

Fethiye’nin antik çaÄŸdaki adı Telmessos’tu. Lykia uygarlığının Karia uygarlığı sınırındaki bu kentin kuruluÅŸ efsanesine göre Tanrı Apollon Finike Kralı Agenor’un küçük kızına sevdalanır. Ama kız çok utangaçtır ve Apollon’un aÅŸkına birtürlü karşılık vermez. Bunun üzerine Apollon küçük sevimli bir köpeÄŸe dönüşerek kendini kıza sevdirir. Bir oÄŸulları olur ve adını Telmessos koyarlar.

Perslerin tüm Lykia kentlerini ele geçirmesi ile Telmessos da Pers egemenliÄŸine girer ve İskender’in Persleri yenmesiyle onun ve daha sonrada Bergama Krallığının egemenliÄŸinde yaÅŸar. Bergama’nın çöküşü ile Lykia Federasyonuna baÄŸlanır. 1284′te MenteÅŸeoÄŸulları, 1424′te Osmanlı topraklarına katılır. Bugünkü adı 1934′de ÅŸehit pilot Fethi Bey’e izafeten verilmiÅŸtir.

Atinalı Barbanas ve yeÄŸeni Sophronios Halkidikya’da keÅŸiÅŸ olarak yaÅŸamaktalarken, Bir gece Barbanas Meryem’i rüyasında görür ve Meryem ondan Pontus’ta bir manastır inÅŸa etmesini ister. Barbanas ve Sophronios 412 yılında burada bulunan 1300 m yüksekliÄŸindeki kayalığa manastırı inÅŸa ederler. İmparator Justinianus zamanında geliÅŸtirilmiÅŸ ve büyütülmüş olan manastır, kütüphanesinde bulundurulan elyazmaları ile önemli bir kültür kurumu haline gelmiÅŸtir.644 yılında Trabzon’un varlıklıları tarafından manastır büyük yapılarla donatılır ve bu dönemde kütüphane gittikçe geliÅŸir.

Antik çaÄŸda Telmessos kahinler kenti olarak ünlenmiÅŸti. Eski kent Telmessos Fethiye’nin sırtını dayadığı dağın üzerinde bulunmaktaydı. Buradan çıkarılan buluntular Fethiye müzesinde sergilenmektedir. Yamaçta Amyntas Kral mezarı görülebilir. İon stilindeki anıt mezarın cephesi iki sütunludur. İçeride üç taÅŸ peyke bulunmaktadır. Akropol tepesinde Aziz John Åžovalyelerinin yaptığı sanılan bir kalenin kalıntıları bulunmaktadır.

PLAJLAR :
İsimleri en çok duyulan plajlar Çalış ve Karagözler plajlarıdır. Çalış Plajı körfezin açığında yol kıyısında uzun (5km), dar kumsaldır. İyi rüzgar aldığından sörfe uygundur.

Şovalye adası ve 12 adalar :
Åžovalye adası fethiye körfezinin aÄŸzında bulunan ve körfezi koruyan adadır. Rodos ÅŸovalyeleri tarafından kullanılmıştır. Körfezin Göcek tarafında 12 adalar bulunur . Bunlardan bazıları Kızılada, Delikli adalar, Yassıca adalar, Tersane adası, Domuz adasıdır. Ayrıca tekne turuna çıktıysanız Kleopatra hamamına uÄŸranır. Koyda bir bölümü sular altında kalmış Bizans manastırı bulunmaktadır. Tepede antik Lydae kentinin kalıntıları bulunmaktadır. Ölüdeniz tarafına düzenlenen gezilerde Gemiler adasına gidilir. Eski adı Aya Nicola idi. Aynı adlı manastır ve ÅŸapel görülebilir. Büyük kilisenin freskleri iyi durumdadır. Deniz kıyısında sarnıç ve tepede saray kalıntıları bulunmaktadır. Saray ile aÅŸağıdaki kilise arasındaki 500 m uzunluÄŸundaki tünelin bazı kısımları yıkık durumdadır. Tünel içindeki merdivenlerin aralarında 17 durak bulunmakta ve bu İsa’nın çarmıha gerilmeye götürülürken 17 defa dinlenmesini temsil etmektedir.

KAYA-KÖY :

Hisarönü köyünden 1 km sonra Kaya-Köy’e ulaşılabilir. Yamaca doÄŸru birbirlerinin önünü kapatmayacak ÅŸekilde dizilmiÅŸ 4000′ e yakın ev bulunmaktadır. Eski bir Rum yerleÅŸimi olan köyde1922′ye kadar 25000 kiÅŸi yaÅŸamaktaydı. İstiklal Savaşı’ndan sonra mübadele de köyün sakinleri Yunanistan’a göçtüler. Eski adı Lövissi olan köyün iki kilisesi bulunmakta bunlardan birinde restorasyon çalışmaları devam etmekte.

eXTReMe Tracker

otel emlak inþaat tekstil